Önyargi / Le préjugé

3 septembre 2013

[iframe src= »http://player.vimeo.com/video/73697267″ width= »500″ height= »375″]

Story in Turkish:

Önyargi

Annem bana küçüklüğümden beri bu hikayeyi anlatır.

Hikaye bir Noël arifesinde geçiyor. Julie, üç yaşında bir kız, bir kutuyu kaplamak için ambalaj kağıdı kullandı. Babası kızını gördü, kızarak ambalaj kağıdının pahalı olduğunu ve başka bir gün için sakladığını belirtti. Ayrıca kızının boşuna harcadığını haykırdı.

Ertesi gün, Julie babasına, paketlediği hediyesini vermek için yaklaştı. Babası yıkıldı ve önceki günkü davranışından pişmanlık duydu. Kızına karşı anlayışsız olduğunu ve ambalaj için aşırı tepki verdiğini düşündü. Fakat, paketi yırttığında boş bir kutu ile karşı karşıya kaldı.

Yeniden sinirlendi ve bağırarak boş bir kutunun hediye olarak verilmesinin saygısızlık olduğunu söyledi. Bu sefer kız, gözyaşlarına engel olamadı ve aslında kutunun boş olmadığını, öpücükleriyle dolu olduğunu belirtti. Babası utancından kıpkırmızıydı ve kızına sarıldı ve uzun bir süre ikisi de ağladı.

Yine bugün, babası hala o kutuyu saklıyor ve ne zaman morali bozuk olursa, kutusuna koşuyor. Kızının hayali öpücüklerinden birini alıyor ve morali yerine geliyor.

Histoire en français :

Le préjugé

Ma mère m’a raconté cette histoire souvent depuis que je suis toute petite.

L’histoire s’est passé la veille de Noël. Julie, une fillette de trois ans, a utilisé du papier cadeau pour emballer une boîte. Son père l’a vue, il s’est fâché très fort, en lui disant que ce papier coûtait cher et qu’il l’avait gardé pour un paquet beaucoup plus important et il a ajouté que ce qu’elle avait fait était du gaspillage.

Le lendemain matin, Julie s’est approchée de son père pour lui offrir le paquet enveloppé de papier doré. Son père était tout ému. Il a regretté son comportement de la veille. Il s’est dit qu’il avait été impitoyable avec sa fille et qu’il avait exagéré pour le papier. Mais quand il a déchiré le paquet, il a trouvé une boîte vide.

Surpris, il s’est fâché de nouveau. Il lui a crié qu’elle ne savait pas qu’offrir une boîte vide comme cadeau à quelqu’un était une impolitesse. Cette fois ci, la fille avait les larmes aux yeux : « Mais papa !’ a-t-elle supplié, c’est boîte, elle n’est pas vide, elle est pleine de mes bisous. » Le père rouge de honte a embrassé sa fille et ils sont restés un long moment à pleurer tous les deux.

Aujourd’hui encore le père conserve cette boîte et quand il n’a pas le moral, il court chercher sa boîte, l’ouvre, en sort l’un des bisous imaginaires de sa fille et retrouve sa bonne humeur.